26 February 2020 Wednesday,
.
18
İstanbul
.

chevron_left chevron_right
Sağlık

Tüp Bebek Tedavisi Öncesi Vücut Nasıl Hazırlanmalıdır?

Tüp bebek tedavisi kararı veren çiftlerde genel itibariyle takip edilecek tedavi basamakları belli başlı protokoller çerçevesinde belirlenmektedir.

1781 Toplam Gösterim
Tüp Bebek Tedavisi Öncesi Vücut Nasıl Hazırlanmalıdır?

Tüp bebek tedavisi kararı veren çiftlerde genel itibariyle takip edilecek tedavi basamakları belli başlı protokoller çerçevesinde belirlenmektedir. Hastanın durumuna göre gerekli olan modifikasyonlar gerçekleştirilse de uygulanan tüm tedavilerde amaçlanan şey kadından yeterince olgun yumurta elde edilmesi, bunların laboratuvar ortamından döllenmesinin sağlanması ve bu döllenme sonucu oluşan embriyonun anne rahmine transferi neticesinde gebelik sağlanmasıdır. Bu aşama öncesinde ailenin tüp bebek tedavisine hazırlık evresi son derece önemlidir. Doğru bir hazırlık süreci, tedavinin başlamasından sonra oluşabilecek bazı komplikasyonları en aza indirecektir.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Tüp Bebek Uzmanları, tüp bebek tedavisinin hazırlık aşamasında yapılması gerekenlere dair aşağıdaki bilgileri vermektedir:

Tüp bebek tedavisinde her basamak gebelik başarısını direkt olarak etkiler. Embriyoloji laboratuvarlarında işlem görecek olan yumurta ve spermlerin ne kadar kaliteli olacağı, ilgili laboratuvarın donanım ve deneyimi kadar önemli bir husustur. Kullanılmakta olan ilaçların protokolleri kalite üzerinde etkili olmakla beraber, asıl belirleyici etmen vücudun kaliteli sperm veya yumurta üretebilme yeteneğidir. Bu nedenle henüz tip bebek tedavisine başlamayan hastaların, yumurtalık ve testislere dışarıdan uygulanacak destek tedavileriyle yardımcı olup olamayacağı sorusu her zaman merak edilmiştir. Vücutta yumurta ya da sperm üretiminin belirli aşamalarda bloke edildiği; örneğin genetik problemler benzeri sebepler bir tarafa bırakılacak olursa diyetle alınmakta olan bazı gıdaların veya yaşamın devam ettiği ortamın özellikleriyle vücudu maruz kaldığı kimyasal ve/veya fiziksel etkilerin düzenlenmesi, üreme hücrelerinin kalitesini ve buna paralel olarak gebelik başarısını ciddi oranda arttırmakta ya da düşürmektedir.

Çiftlerin her ikisi için de geçerli olmak kaydıyla, özellikle tüp bebek tedavilerinde hazırlık gerçekleştiren kadınların aşağıdaki hususlara mutlaka dikkat etmesi gerekmektedir.

  1. Gerçekleştirilecek olan yaşam tarzı değişiklikleri için hastaya önerilen, kendilerine 3 aylık bir süre ayırmasıdır. (Durumu acil olan ve zaman kaybedilmeden tedaviye başlanması gereken kanser hastalarında bu durum değişebilir). Bu süre vücut ve bunun paralelinde beyinde bulunan negatif kodlamalar için detoks amacı gütmektedir.
  2. Kilo kontrolünün sağlanması: Özellikle vücut kitle indeksinin (VKİ) yüksek olduğu hastalar kilo verilmesi konusunda teşvik edilmeli ve VKİ’nin 30’un altına indirilmesi hedefi koyulmalıdır. (Aşırı zayıf olan hastalarda ise gerekli tetkiklerin yapılmasından sonra sağlıklı bir şekilde kilo alımı sağlanmalıdır.)

Tüp Bebek Tedavisi Öncesi Vücut Nasıl Hazırlanmalıdır?

  1. Yürüyüş, yüzme veya yoga benzeri egzersizler hastaya iyi gelecektir. Burada yapılması gereken egzersizler ağır olmayan, vücudu esnetmeye yönelten egzersizlerdir. Egzersiz yapmaktaki asıl amaç bir yandan vücudun egzersiz kapasitesini yükseltmek, diğer yandan kan dolaşımını düzenleyerek, kilo kontrolüne destek sağlamaktır.
  2. Gerekli beslenme değişiklikleri gerçekleştirilmelidir. Akdeniz tarzı beslenmeye geçilmelidir. Bu beslenme modelinin yumurta üretimini arttırdığı bilinmektedir. Her tür katkı maddesi içeren hazır gıdalardan uzak durulmalıdır. Aynı zamanda aşırı kafein alımının doğurganlık üzerinde olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir. Bu nedenle kahve tüketimi sınırlandırılmalıdır. Mutlaka günlük su alımı yeterli düzeyde olmalıdır.
  3. D vitamini üreme sağlığını olumlu yönde etkilemektedir. Bu vitaminin son yıllarda üreme sağlığı üzerindeki önemi daha fazla anlaşılmıştır. D vitamini eksiklikleri mutlaka takviye ile giderilmelidir.
  4. Vücuda antioksidan desteği sağlanmalı, tüketilen besinlerden antioksidan sağlanmasının yanında doktor tarafından önerilen ve hücre yenileme desteği oluşturabilecek besin takviyelerinden faydalanılmalıdır. (Omega 3, C vitamini, Çeşitli B vitaminleri, Folik asit, Koenzim Q10, Selenyum, Çinko gibi)
  5. Kimyasallara maruz kalınma düzeyini mümkün olan en alt seviyeye indirmek gereklidir. Bu husus aslında en fazla gözden kaçırılan durumdur. Çünkü kimyasal madde denildiğinde birçok kişinin aklına sanayilerde kullanılan veya zaten insan sağlığı için zararlı olduğu kesin olarak bilinen maddeler gelmektedir. Oysa asıl ve hepsinden nemli olan kimyasal madde maruziyetleri günlük hayat içerisinde olanlardır. Özellikle günlük kullanılan temizlik malzemeleri, deodorantlar, şampuan ve vücut jelleri, kozmetik ürünler hayat içerisinde en fazla maruz kalınan kimyasalları oluşturur. Birçok defa göz ardı edilen bu kimyasallarda yer alan bileşenler vücutta ciddi hormonal dengesizliklere sebebiyet verirler. Bu ürünlerin mümkünse kullanılmaması veya kullanılması halinde en az katkı maddesi içerenlerin seçilmesi ve ürüne maruz kalınan sürenin kısa tutulması önemlidir.

Tüm yaşam tarzı değişikliklerinin beden ve üreme hücreleri üstündeki olumsuz tesirlerinin etkilerini görebilmek ve bunları pekiştirmek amacıyla hastaların beyinde bulunan olumsuz kodlamaları en aza indirmesi ya da ortadan kaldırması önem teşkil etmektedir. Bu konuyla alakalı olarak hasta yakınları ve hastanın ailesi büyük bir rol üstlenmekle birlikte, gerekli hallerde profesyonel yardım alınması sağlanmalıdır.

VİDEO GALERİ
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE