21 Kasım 2017 Salı,
.
6
Amasya
.

Selman Ayyıldız

Yazma tutkusu ve telifsiz iş yapanlar

Bir anda yazı yazma tutkusu insanları kasıp kavuruverdi. Fakat hayatını yazı yazarak idam ettiren insanların da alanlarını işgal ettiklerinin farkında değiller.

Ortaya bir ürün koyup ondan karşılık beklememek yeni bir şey değil tabii, öteden beri çeşitli mecralar insanlardan yazı alırlardı. Fakat son zamanlarda çok fazla insan bu işe kollarını sıvamadı mı? Trajlar arttıkça edebiyat dergileri (popüler kültür) de arttı. Bundan kimse rahatsızlık duymaz, umarım daha da artar. Ancak insanların beklentilerine göre hareket etmek, traj kaygısıyla yayın yapmak, traj arttırmak için yazar seçimi yapmak eleştirilmeli diye düşünüyorum. 

Kötü illüstrasyonlu kapaklar, kahvehane ağızlı yazılar, aşk acısı çeken abilerimizin bol küfürlü öykülerini eleştirmekte bir sakınca görmüyorum. Nobelli bir yazarı yerden yere vururken yazdığı kitapları okuyucuya göre şekillendirdiği için eleştirdiğimizi hatırlıyorum çünkü.

Popüler 'yazar'ların artması, sanatla ilgilenen insanların sadece maddi kaygısı olmayanlar tarafından icra edilebilmesine dönüşüyor. Sanat yazarlığı, kitap eleştirisi, kitap yazmak, muhtelif yerlerde makale yayınlatmak, eskiden beri bu işi yapan insanların tekelinde olsun demek değil aslında gayem. Bu dozu fazlasıyla kaçırdığımızın ve bu işten para kazanan insanların artık direnecek güçlerinin kalmadıklarını anlatmak. 

Nasıl Twitter'da her konuda fikir beyan eden insanları "takipten çıkar" özgürlüğüne sahipsek, beğenmediğimiz dergileri de satın almama hürriyetine sahibiz elbette. Eminim yazıyı okurken kafanızın üzerindeki kutucukta "beğenmiyorsan alma kardeşim" yazacaktır. Yazının bu kısmından itibaren bu kutucuğu farkedenler okumayı sonlandırsın lütfen. Aslında bu tek kişilik çatışmaya biraz daha devam edersem sıkı bir geyip çıkacak ortaya...

Dergiler "en popüler yazarlar bende" yarışmasını yaparken bir yandan da kitap çıkarma yarışı tüm hızıyla devam ediyor. Henüz okuduğu kitap sayısı İkea'dan aldığı rafı ancak doldurabilmiş insanların "benim de bir kitabım olsun" diyerek yayınevlerine akın etmesi gülünç değil mi? Yine aynı şeyi yapacağım: Yeni çıkan kitapların hızla artmasından şikayetçi değilim, kötü edebiyat yapan insanların ilgi görmesinden rahatsızım! Yayınevlerinin de kitap dosyasından önce yazar adayının popülerliğini ölçmesi fazlasıyla bayağı! 

Konuyu güzel güzel dağıtmışken iyice çığırından çıkartmak istiyorum: Başıma bir şey gelmeyecekse gazeteci gibi giyinip eline ses kayıt cihazı alanların da gazeteci olmadıklarına değinmek istiyorum. Neden bu gayret?

Zaten saçma sapan şeyler yazarak kitap çıkartmamış mıydın sen? Konuyu toparlamadan böylece bırakmak istiyorum, herkesin hayatına kimse karışamaz çünkü.